Adam Olacak Çocuklar

Adam Olacak Çocuklar

Günümüz çocuklarının canlı olarak göremediği ancak bizlerden duyduğu Barış Manço’yla onun adam olmasını istediği öğrencilerimizle bugün Barış Manço’nun evine ziyarette bulunduk. 7’DEN 77’YE adlı programıyla hepimizin hafızasında unutulmayacak bir yer edinmiş olan bu büyük sanatçıyı öğrencilerimizin daha iyi tanımasını amaçladık. Şimdi olsa şimdi izleriz hala o programı. Çünkü Barış Manço bu programın her bölümünde ayrı bir şey kazandırdı bize. Adam olacak çocukla da aslında küçücük çocukların hayallerinin ne kadar büyük olduğunu, birbirinden farklı yeteneklerin, büyük fikirlerin büyük hayaller kurmaktan geçtiğini gösterdi bize. O günün adam olacak çocukları bugün hepsi adam oldu mu bilmem ama onun hayali yarınlara umutlu adam olmuş çocuklar miras bırakmaktı.

Dönence de yine çocukların ufkunu genişletmek, başka kültürleri öğretmek için dolaştı. 150 kadar ülke gezdi. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Türk uluslarını tanıttı. İşte bu güzel insanın yıllarca yaşadığı, şarkılarını bestelediği, programını çektiği evi şimdilerde bir müze. Pazartesi günleri hariç her gün 09:00-17:00 saatleri arası ziyaret edilebiliyor. İçeriye girince gülümseyen bir heykeli karşılıyor sizi ve kalpleri yumuşatan sesiyle Barış Manço şarkıları. İster istemez dolaşırken şarkıları mırıldanır buluyor kendini insan. Kadıköy Belediyesi’nin çalışmaları sonucunda 2010’da ziyaretçilere kapılarını açan Barış Manço Müzesi, 19. Yüzyıldan kalma tarihi bir köşk.

Öğrencilerimiz ile birlikte sanatın sadece bir iş olmadığını bir yaşam biçimi olduğunu görmek için bugün Barış Manço’nun evini ziyaret ettik. Amacımız öğrencilerimizin yaşarken görmedikleri bu büyük sanatçıyı daha iyi tanımaları ve onun dostluk, kardeşlik, barış üzerine kurulu olan hayatını geçirdiği bu evde onlara onu daha iyi anlatmak ve sanki yaşıyormuşçasına o anları hissetmelerini sağlamaktı.

Ne kadar güzel değil mi bir insan hakkında bu kadar güzel şey söyleyebilmek. Ardında kocaman kocaman iyilikler bırakmak herkese nasip olmaz. Bu sadece ülkesini, insanlarını çok seven ve Atatürk’ün izinde çalışan, üreten insanlara has bir güzellik olsa gerek. Bugün en son söz olarak sadece şunu söyleyebiliriz;

İyi ki bu ülkeden bir Barış Manço geçmiş ve bize güzellikler bırakmış.